KADEH TOKUŞTURMAK

Bu konuda birçok karmaşık bilgi olsa da ev sahibinin misafir için kadeh kaldırması eski Yunanlılarda M.Ö. 6. yy da başladığı düşünülüyor. Bu zamanda karşımıza iki amaç çıkıyor; birincisi siyasi çekişmelerin başladığı bu dönemde zehirlenme şüphesi. Burada amaç kadeh kaldırmanın nedeni tokuşturmak değil içini göstermektir. Hatta şüphe çok yüksek ise içenlerin kadeh değiştirme şansı bile vardır. Tam tersi durum yani karşılıklı güven varsa “sana güveniyorum devam et içelim” anlamında kadehler tokuşturulurmuş. Kadehte kalan damlacıklar toprağa atılır ne kadar topaklanma olursa o kadar düşmanın var yorumu yapılırmış. İkinci gaye ise kadehte bulunan içkinin herkese eşit olarak dağıtıldığını göstermek, toplantının eşit saygınlık çerçevesinde geçeceğini teyit etmekmiş. 

   Böylece kadeh kaldırmak saygı, sevgi ve dostluğun bir simgesi oluyor. 

   18. yy’da masalar kullanılmaya başlandığında özellikle Fransa ve İngiltere gibi batı Avrupa ülkelerinde kadeh kaldırma çok yaygınlaşıyor ve toplantı için, düzenleyen için hatta kadınlar için kadeh kaldırılıyor hale geliyor.

   Tamamıyla farklı bir bakış açısı ile değerlendirecek olursak kadeh tokuşturmak içki keyfi ile alakalı. Biliyorsunuz ki içki içmek keyif, keyif ise duyu organlarımız ile alakalı. İçki içerken şişeye ya da kadehe dokunuyoruz, onu gözlemliyoruz, aromalarını kokluyoruz ve tadına bakıyoruz. Dikkat ederseniz bir tek kulak boşta kalıyor. Onun da tatmini için kadeh tokuşturulduğuna inanılmakta. 

   Gelelim bizim rakı sofralarına … Olmazsa olmazımız kadeh kaldırıp “şerefe” demek ancak doğru bildiğimiz yanlışlar var maalesef. Rakı sofralarında şerefe demek aslında bu gecede bu masada olanlar bu masada kalacak adına edilmiş bir yemin ve bu yemin masada oturan en yaşlı kişi yada ev sahibini tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor. İkinci kadeh kaldırılma başka bir değişle şerefe olayı masaya sonradan dahil olan kişinin bu yemine dahil olması için yapılıyor. Yoksa rakı sofralarında her şey için kadeh kaldırılıp şerefe denilmesi doğru bir şey değildir.